Bir ülkenin, bir şehrin ya da bir mahallenin ruhunu anlamak için uzun raporlara, karmaşık tablolara her zaman ihtiyaç yoktur. Çoğu zaman en yalın cevabı perakende verir. Çünkü perakende, ekonominin vitrini değil mutfağıdır. Hayatın doğrudan aktığı, nabzın attığı yerdir.
Bir yerin sosyo-ekonomik yapısını anlamak istiyorsanız pazara çıkmanız yeterlidir. Bugün pazarları, satış noktalarını, mağazaları, marketleri ve dükkânları dolaştığınızda; gelir düzeyini, tüketim alışkanlıklarını, beklentileri ve hatta toplumsal ruh hâlini okuyabilirsiniz. Ülkenin gerçek gündemi çoğu zaman manşetlerden değil, raflardan anlaşılır.
Ben de yeni gittiğim her yerde önce sokaklara bakarım. Reklam dili nasıl, hangi ürünler öne çıkmış, fiyatlar ne söylüyor? Ardından marketleri ve dükkânları dolaşırım. Onlar bana o yerle ilgili neredeyse her şeyi anlatır. Süslü laflara, büyük kavramlara ihtiyaç kalmaz. Çünkü ekonomi, en dürüst hâliyle orada konuşur.
Gündem Perakende’nin de tam olarak bu noktada anlamlı bir zemin sunduğunu düşünüyorum. Sektörün içinden gelen, akademik birikimi sahayla buluşturan Murat ve Onur’un bu platformu hayata geçirmesi tesadüf değil… Emekle yoğrulmuş bir meslek anlayışının burada karşılık bulacağına inanıyorum.
Perakende, büyük sözlerle değil; gündelik gerçeklerle ilerler.
Gerçek, her gün zaten orada, ortadadır. Raflarda, tezgâhlarda ve hayatın doğal akışında.
Yazar – Avrupa Kürsüsü









