La Lorraine Türkiye, 10’uncu yılını yeni nesil artisan ekmek üretim hattı yatırımıyla kutluyor. Marka, güçlü büyüme yolculuğunu sürdürmek üzere ülkemizdeki varlığını daha da güçlendirmeyi hedefliyor.
Merkezi Belçika’da bulunan, un ile fırıncılık sektörlerinde faaliyet gösteren ve yüksek kaliteli fırın ürünleriyle 40’tan fazla ülkede tüketicilere ulaşan La Lorraine Bakery Group, Türkiye’deki 10’uncu yılını kutluyor. Şirket, Manisa tesisinde devreye aldığı yeni nesil artisan ekmek hattıyla üretim yetkinliklerini bir üst seviyeye taşırken, bu yatırımıyla bölgedeki istikrarlı büyüme yolculuğunda da önemli bir dönüm noktasına imza atıyor. Bu stratejik adım, La Lorraine Türkiye’nin fırın ürünlerindeki yenilikçi yaklaşımını daha da güçlendirirken, bölgedeki konumunu ileriye taşıyan önemli bir kilometre taşı olarak öne çıkıyor.

Son 10 yılda Türkiye’ye 100 milyon Euro’nun üzerinde yatırım
La Lorraine Türkiye, yerel fırıncılık operasyonlarına 2016 yılında Manisa’da kurulan tam otomatik ekmek hattıyla başladı ve geçen 10 yıl içinde artisan ekmek, viennoiserie ve tuzlu unlu mamuller (börek) kategorilerindeki yatırımlarıyla üretim kapasitesini önemli ölçüde artırdı. Bugün tesis, beş üretim hattıyla faaliyet gösterirken, Türkiye ve Orta Doğu için stratejik bir üretim merkezi olarak konumlanıyor.
Türkiye genelinde 20’den fazla bölgesel satış ofisi bulunan La Lorraine Türkiye, bugün distribütör ağı ile de birlikte yaklaşık 750 kişiye istihdam sağlıyor. Şirket, son 10 yılda Türkiye’ye 100 milyon Euro’nun üzerinde yatırım gerçekleştirirken, Manisa tesisi büyüme stratejisinde kritik bir rol üstleniyor. La Lorraine Türkiye, distribütörleri ve perakende iş ortaklarıyla birlikte Türkiye’de bake-off segmentini geliştirerek tüketicilere daha taze ve lezzetli fırın ürünleri sunuyor. Bu yaklaşım, son 10 senede yıllık bazda güçlü ve sürdürülebilir bir gelir artışı sağlarken, satışların son 5 yılda iki katına çıkmasına katkıda bulundu. Yaratılan yeni kapasite ve güçlü ticari stratejiyle birlikte La Lorraine Türkiye, önümüzdeki 5 yılda satışlarını yeniden ikiye katlamayı hedefliyor.

Türkiye’de fırıncılık hikayesi yeniden yazılıyor
Markanın 2030 yılı hedefini gerçekleştirmek adına Türkiye pazarını ekstra önemsediklerini dile getiren Grup CEO’su Guido Vanherpe, şunları söyledi, “10 yıldır La Lorraine Bakery Group olarak ustalık ile inovasyonu bir araya getiriyoruz ve bake-off teknolojisindeki öncü rolümüzle, tüketicilerin dünya genelinde fırın ürünlerini deneyimleme biçimini şekillendirmeye devam ediyoruz. La Lorraine Türkiye’de üretime başlamamızın 10’uncu yılını kutlarken, bu pazarın 2016 yılında Avrupa dışındaki büyümemizde üstlendiği başarılı rolden büyük gurur duyuyoruz. Türkiye’nin dinamik pazarı, güçlü ekmek kültürü ve bake-off inovasyonu açısından sunduğu önemli potansiyel, büyüme için son derece mantıklı bir adım oldu ve bu karar son 10 yılda somut sonuçlar verdi. Türkiye ve ardından Orta Doğu, doğuya doğru genişleme stratejimizde kilit bir geçit haline geldi. Bunun yanı sıra, La Lorraine Türkiye’nin gelecekteki büyüme potansiyeli, Grubumuzun 2030 hedeflerini gerçekleştirmesinde stratejik olarak merkezi bir rol üstleniyor. Bir aile şirketi olarak Türk ekibimizin girişimciliğine, tutkusuna, enerjisine, dayanıklılığına büyük değer veriyoruz ve geleceğin fırıncılık hikâyesini yazmayı birlikte sürdürmeye kararlıyız.”
“Sadece üretim yapmıyor, kültürel bir değere dokunuyoruz”
Türkiye’deki yüzde 84’lük bir kesimin ekmeği ‘kutsal’ olarak atfetmesine değinen Türkiye & Orta Doğu Bölge Başkan Yardımcısı Neslihan Nigiz Ulak, “Manisa’daki yeni artisan ekmek hattıyla birlikte, yerel tüketici beklentilerine uygun daha artisanal, yüksek kaliteli ve yenilikçi ürünler sunma kapasitemizi artırıyoruz. Bu kilometre taşı, müşterilerimizin güvenini ve her gün birlikte La Lorraine Türkiye hikâyesini yazdığımız iş ortaklarımız ile distribütörlerimizle kurduğumuz güçlü iş birliğini yansıtıyor. Öte yandan Manisa’daki bu tesis, bizim için bir fabrika tanımının çok ötesinde. Burası, ekmeğin bu topraklardaki anlamına duyduğumuz saygının bir ifadesi. Çünkü Anadolu’da ekmek yere düşerse öpülüp alna konur, üzerine basılmaz, çöpe atılmaz. Nitekim Marketing Türkiye ve Aksoy Araştırma ile gerçekleştirdiğimiz araştırmada toplumun yüzde 84,3’ü ekmeği ‘kutsal’ olarak tanımlıyor. Ekmek; nimet, bereket ve vazgeçilmezlik kavramlarıyla yan yana duruyor. Bu veri bizim için istatistik olmanın ötesinde, bir sorumluluk anlamı taşıyor. Çünkü biz burada yalnızca üretim yapmıyoruz. Kültürel bir değere dokunuyoruz” diye konuştu.









