Organize perakende sektörümüz gelişerek bugün dünya ile rekabet eder seviyeye ulaştı. Bugün gıda perakendecisine düşen görev artık marka ihracatı ve dış pazarda şubeleşerek küresel yolculuğu başlatmaktır.
Profesyonel marketçiliğin Türkiye’deki tarihi oldukça eskiye dayanıyor. Türkiye’deki ilk süpermarket, Ankara’da 25 Mart 1957’de Cumhurbaşkanı Celal Bayar ve Başbakan Adnan Menderes’in katıldığı törenle açılan GİMA olarak kabul ediliyor. O tarihten sonra sektör, hiper-süper-gros gibi farklı büyüklükteki konseptleri temsil eden birçok marketi gördü, tüketici ile buluşturdu.
1 Ekim 1955’ten itibaren 25 kamyonla halkın ayağına kadar giden Migros
Market
Migros
Profili İncele →
ise farklı bir uygulama olarak marketçilik tarihimizdeki yerini aldı. Migros 2 yıl boyunca seyyar kamyonlarla satış yaptı. Sonrasında ise kurulu mağazacılığa geçti. OYPA gibi bir başka özel deneyim de var.
Yıllar boyunca marketçilik sektöründe yerli ve yabancı ve de ortaklı yapılara tanıklık ettik. Migros, Carrefour, DiaSA gibi ortaklı girişimler sektörde hayat buldu. Geleneksel marketçilikte de iyi yerli örnekler var ettik. Yerli ve yerel zincirlerimiz genelde bulundukları şehirleri domine etmeyi başardı.
Palet çeken kasiyer gördük
90’ların ikinci yarısında ise ürünlerin koli ve paletlerde satışa sunulduğu, şubede 2-3 kişinin çalıştığı, kendi markaları olan bir market hayatımıza girdi. Private label (özel markalı) ürünler satan hard discount diye tabir edilen indirim marketlerinin ilk temsilcisi olan BİM
Market
BİM
Profili İncele →
’i hem başarılı bir örnek hem sektörde öncü olarak söyleyebiliriz. Çünkü BİM o dönem için her anlamda farklı bir anlayışı temsil ediyordu. Tüketici bu sunuma alışık değildi ama bu fiyatlar da alıştığı gibi değildi. BİM o günden itibaren bir başarı hikayesinin satırlarını yazdı.
Avrupa’da çokça örneği olan bu anlayışın Türkiye’deki temsilcisi BİM, hiç kuşkusuz Türk perakende sektörünü yeni bir yola soktu. Yıllar içinde artan cirolar, yeni mağazalar, hızlı büyüme ve güçlü finansal yapının ardından halka arz ile Türkiye’nin en güçlü şirketlerinden biri ortaya çıktı. Ancak bana göre BİM’in en önemli başarısı, dış pazara açılması oldu. BİM, Türkiye’nin ihraç ettiği bir marka ve model olarak bugün Mısır ve Fas gibi iki önemli pazarda da faaliyetlerini sürdürüyor. Her iki ülkedeki toplam mağaza sayısı 1200’ü aşmış durumda.
Türkiye’den dünyaya marka ihracatı
Araştırmama göre BİM, Türkiye’den ihraç edilen tek gıda perakende markası olarak tarihteki yerini aldı. Bu başarı gerçekten önemli, çünkü bir bakıma yıllar önce ülkemize yerli ortaklar ile giren köklü perakende zincirlerinin yaptığını Türk perakendeci de BİM markası ile başardı.
Bu yazıyı BİM’e methiyeler dizmek için yazmadım. Sektör profesyoneli olarak başarabileni göstermek istedim. Sıfırdan kurulmuş, 12 bin şubeyi aşmış, borsada işlem gören ve de en önemlisi kendi adıyla dış pazara çıkan bir hikaye, yazılmalıdır. İsteriz ki A101
Market
A101
Profili İncele →
de bunu Türki Cumhuriyetler de başarsın, ŞOK tabelasını Balkanlarda görelim.
Biz gıda perakendeciliğinde tecrübeliyiz, küresel olmasa da bölgesel anlamda daha çok markayla güç olabiliriz. Yıllar önce nasıl başkaları Türkiye pazarına yerel ortak modeliyle giriş yaptıysa bizim perakendecimiz de başka pazarlarda yapabilir. Yerel ortak neden bizi seçmeli diyen olabilir. Güçlü bir üretim kültürü ve işletme tecrübesi azımsanmamalı. Türkiye’de her şeyi ürettirebilirsiniz ve onlarca badire atlatan Türk perakendeci her pazara uyum sağlar.
NOT: Gıda dışındaki kıymetli işleri unutmadım, yurt dışında Mavi, Damat, Sarar, LCW ve De Facto gibi bayrak markaları gördüğümüzde, bir dostu görüyoruz.
Yazar – Önermen









